Neden Durmadan Yeniyi, Farklıyı, Sıra Dışı Olanı Ararız!

Neden Durmadan Yeniyi, Farklıyı, Sıra Dışı Olanı Ararız!

Yolculuk tutkusu, bizi hiç ummadığımız bir anda yakalar ve daha önce gitmediğimiz şehirlerin, tanımadığımız kültürlerin, yepyeni tatların peşinden gitmeye cesaretlendirir.

Bazen hayatın bizlere sunduğu tatlardan sıkılır yola çıkarız, bazen de kendimizi bulmak için uzaklardaki bir ülkenin küçük bir kasabasında güneşi selamlarız.

Belki de Santiago’da sevimli bir otelde konuklarız, burada birkaç gün öncesine kadar varlığından bile haberdar olmadığımız yeni bir dilin tınısını duyarız ya da Marakeş’in dar sokaklarından geçerek zamanı unuttuğumuz bir yolculuğa atılırız. 

Günlerin monoton bir akışta devam etmesi, iş dünyasının rutine bağlayan seyri, sürekli elde edilmeyi bekleyen yeni hedeflerin karşımıza dikilmesi… 

Bazen tüm bunların hepsi bir olur, gitmek için nedenimizi oluşturur. Sonrasında sakinliği, huzuru, heyecanı, eğlenceyi, farklılığı, kısacası daha önce hissetmediğimiz duyguları keşfetmenin arzusuna kapılırız.

Dinginliği Orta Doğu’nun saklı cenneti Ürdün’de buluruz, belki. Muazzam bir çölün ortasındaki gül rengi antik kent Petra’da tapınakları ziyaret ederken, dünyanın en eski yerleşim yerlerinden olan Amman’daki müzelerde dolaşırken, binbir gece masallarını anımsatan Akabe’nin lezzet duraklarında falafelden humusa, şavurmadan mansafa, zahter salatasından pita ekmeğine ve daha onlarca yöresel lezzetin baş köşede olduğu sofralara konuk olurken…

Heyecanı eski Havana sokaklarında keşfederiz, belki. Neo-klasik mimarinin en güzel örnekleri ile işlenmiş bu sokaklarda amaçsızca gezerken, gözleri büyüleyen bohem bir ambiyansın içinde kaybolurken, gün batımında üstü açık vintage bir arabayla şehri turlarken, Hemingway’in müdavimi olduğu barlarda daiquiri içerken, Puerto Caddesi’nde Küba’nın nohutlu pilavı olan congri’den Vinales taraftarlarının yöresel yemeği cerdo asado’ya kadar uzanan geleneksel lezzetleri deneyimlerken…

Eğlenceyi Kolombiya’nın Karayipler’e kıyısı olan Cartagena koloni şehrinde yaşarız, belki.

Kaşiflere, korsanlara ve kraliyet ailesine ev sahipliği yapan bu sihirli şehrin Plaza de los Coches Meydanı’nda costeno ile tropik meyvelerin tadını çıkarırken, ceviche’leriyle ünlü Latin Amerika restoranlarında maviliklerin tazeliğini hissederken, begonvillerle süslenmiş Arnavut kaldırımlarında Kolombiya’nın sokak yemeği arepa ile damakları keyiflendirirken, ritmi yüksek akşamlarıyla bilinen Getsamani’de egzotik kokteylleri yudumlayarak etnik danslara eşlik ederken…

Ya da yeni, farklı, sıra dışı olan tüm keyif veren duyguları, şehir bile değiştirmeden yanı başımızda buluruz, belki. 

Düşünsenize bir akşam vaktinde, Güney Afrika’nın kültürüyle tanıştığınızı. Bir öğle arasında İtalya ve Japonya’nın lezzet dolu mutfaklarını araladığınızı. Ya da hafta sonunun keyfini İsviçre’nin zengin tatlarıyla karşıladığınızı.

Gri şehre sunduğumuz rengarenk Chefs & Jars kavanozlarımızla dünyanın en güzel tatlarına sadece kapak açarak ulaşabilmeniz için yanı başınızdayız.

Farklı mutfakların kültüründen, hikayesinden, tarihinden esinlenerek yarattığımız lezzetlerimizle dünyanın tadını Chefs & Jars kavanozlarına sığdırıyoruz. Siz şehir bile değiştirmeden bambaşka diyarlara yolculuk yapın diye.

Elif Demir ALTAN
Gourmetparadise

No Comments

Post A Comment