[:tr] Yeni Ülkeler Yeni Kültürler Yeni Deneyimler…[:]

[:tr] Yeni Ülkeler Yeni Kültürler Yeni Deneyimler…[:]

[:tr]

Şimdi, bilmediklerimizi tanımak ve yeninin tadını keşfetmek için daha önce hiç ayak basmadığımız topraklara gidiyoruz.

Bu kez rotamız, İtalya’nın güzel kasabası San Gimignano.

Rehberimiz ise hiç yanımızdan ayırmadığımız çocuksu heyecanımız ve farklılıklara olan tutkumuz.

Toskana’nın kıvrımlı yollarından geçip San Gimignano’ya ulaştığımızda karşılaştığımız ilk manzara, sanki yüzyıllardır bizi bekliyor gibi duran görkemli San Giovanni kapısı. Etrafı surlar ve kaleler ile çevrili bu kapı, 11. yüzyılın hatırasını ve ihtişamını aralıyor.

Orta Çağ’ın Manhattan’ı, Toskana’nın Roma’sı olarak bilinen bu büyüleyici kasabanın kapısını aralayıp ana meydana, Piazza Duomo’ya indiğimizde ise son derece lezzetli ve incecik pizzalar satan dükkanları, dünyanın en iyi dondurmasını tatmak için  Gelateria Dondoli’de kuyruk oluşturan kalabalıkları, dantel perdeli ve renk renk dizilen şarap evlerini görüyoruz. Parke taşlı dar sokaklarda ilerlerken sanatın, lezzetin ve tarihin kokusunu tüm duyularımızda hissediyoruz.

Bu güzel kasabaya şimdilik veda ederek gezgin ruhumuzun sesine kulak veriyoruz.

Ve bize bir kelime fısıldıyor, “Madagaskar”.

Denizleri aşıp turkuaz suları ile büyüleyen Madagaskar sahilinde biraz soluklandıktan sonra, adanın güzelliklerini keşfetmek için adım atıyoruz. Kızıl toprakları, dünyanın başka hiçbir yerinde görülmeyen endemik bitki ve hayvanları ile bu ada, doğa harikası denildiğinde akla gelen ilk yerlerden biri.

Adadaki yolculuğumuzu liman kenti Toamasina ile sürdürüyoruz. Toamasina; renkli pazarlarındaki baharatlar ve tropik meyvelerle, geleneksel dansı Betsimisaraka ile başımızı döndürüyor.

Musee du Port Müzesi’ndeki kabile tılsımlarını, arkeolojik zenginlikleri gördükten sonra mucizeleri ile ünlenmiş Seraphine Frantsay’ın anıtını ziyaret ediyoruz.

Gezginler buraya aşk, servet, sağlık ya da iyi şans dilemek için geliyorlarmış.

Biz de lezzet dolu yepyeni rotalar, şefler ve kavanozlar diledik.

Ve dileğimiz hemen gerçekleşti.

İtalya’dan Güney Afrika’ya, Fransa’dan Ukrayna’ya pek çok farklı kültürün tadını kavanozlarımıza sığdıran yeni şeflerimiz ile birlikte Chefs & Jars’ın rotasını dünyanın yeni tatlarına çevirdik.

Dünyanın tatlarını paylaşmak için Chefs & Jars’da buluşmak dileğiyle.

[:]

No Comments

Post A Comment